1. Van Gölü festivalinde muhteşem kapanış
30 Haziran 04 Temmuz tarihleri arasında “Güneşin yurdunda sanatla tarihe akıyoruz” sloganı ile yapılan 1. Van Gölü Kültür Sanat ve Doğa Festivali muhteşem bir konserle sona erdi. Kapanış konserinde sahneye çıkan Koma Gulên Xerzan, Silbu Sitari ve Serhado Cumhuriyet Caddesini dolduran binlerce kişiye unutulmaz bir gece yaşattı.

30 Haziran 04 Temmuz tarihleri arasında “Güneşin yurdunda sanatla tarihe akıyoruz” sloganı ile yapılan 1. Van Gölü Kültür Sanat ve Doğa Festivali muhteşem bir konserle sona erdi. Cumhuriyet Caddesi'ni ve cadde üzerinde bulunan iş hanlarının teras katlarını tıklım tıklım dolduran onbinlerce kişi konser bitimine kadar, bir saniye bile yerinde durmadı. İlk olarak sahneye çıkan Koma Gulên Xerzan hazırladığı hareketli şarkıların dışında daha çok duygulu şarkılar seslendirirken, gerekçesini de yaşanan ölümlere bağladı.

Konserde konuşan BDP Van İl Başkanı Av. Cüneyt Caniş, festivalin ilk günkü coşkusunu yaşamak istediklerini belirterek, "Ama bu coğrafyayı savaş alanına çeviren AKP bu coğrafyaya 10 cenaze göndererek festivali gölgede bırakmıştır." dedi.
![]() 
'Yaşamını yitirenler için sevinç çığlıkları atılıyor, bundan utanç duyuyoruz'
Konserde BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, BDP Bitlis Milletvekili Nezir Karabaş, Van Milletvekili Özdal Üçer, Van Belediye Başkanı Bekir Kaya, Özalp Belediye Başkanı Murat Durmaz, ilçe ve belde belediye başkanları sahneye çıkarak halkı selamladı. Selamlamanın ardından konuşan Demirtaş, Vanlılara seslenerek onurlu duruşlarının mücadele gerekçeleri olduğunun altını çizdi. Zor bir süreçten geçtiklerini söyleyen Demirtaş, "7'den 70'e herkes bu coğrafyada 30 yıldır yaşanan acının bitmesi için büyük bir inançla barış mücadelesini sürdürüyor. Elbette bu anlamlı mücadeleyi anlamayanlar da var. BDP olarak şunun altını çiziyoruz. Her acı bizim ortak acımızdır. Türkiye'de kaybedilen her genç bizim kardeşimizdir. Toprağa düşen 20 yaşındaki her asker bizim kardeşimizdir ve bu çatışmalarda yaşamını yitiren her gerilla da bu halkın çocuğudur ve bizim acımızdır kardeşimizdir. Yaşamını yitirenler için sevinç çığlıkları atıyorlar. Bundan utanç duyuyoruz. Ölümler bir başka toplumda bir başka siyasette sevinç yaratamaz. Bu halkın acısını anlayamayanlar Türkiye'de ortak acıyı anlamaktan uzak zihniyetteler" dedi.
'Kürt sorunu mevzinin karşısında değil arkasındadır'
Polis Akademisi'nde başlayan Kürt açılımının Gediktepe'de mevzide son bulduğunu vurgulayan Demirtaş, "Başbakan 30 yıllık çatışma sürecine yeniden döndüğü mesajları vermeye başladı. Yüreğinde vicdan adına zerre kadar duygu kaldıysa bu halk barış ve demokrasiden başka talepte bulunmuyor" diye konuştu. Başbakan ve Kılıçdaroğlu'nun mevzi yarışına girdiğini belirten Demirtaş, "Mesele mevzide çözüm aranacak mesele değil. İkinizde ortak yanlışı yapıyorsunuz. Yanlış tarafa bakıyorsunuz. Çünkü Kürt sorunu mevzinin karşısında değil arkasındadır. Mevzinin karşısındaki Kürt sorununun sonucu olan PKK var. 50 bin defada baksanız Kürt sorununu anlayamazsınız. Kürt sorunu siyasi bir sorundur" şeklinde konuştu.

'Madem teslim oldun muhatabımız kim onu göster bize'
Demirtaş, "Gün acıları yarıştırma günü değil Kürt halkının tamamı operasyonlar dursun PKK eylemsizlik kararı alsın çift taraflı ateşkes olsun istiyor. Başbakan niye susuyor. Neden bunları duymazdan geliyorsunuz. Çözüm silahların sustuğu ortamda konuşulacaksa heppimiz birlikte silahların susturalım" şeklinde konuştu. Kürt halkının AKP'nin notunu çoktan verdiğini ve AKP'nin notunun sıfır olduğunu söyleyen Demirtaş, "Asıl biz karşımızda muhatap bulamıyoruz muhatapsızlık yaşıyoruz. Başbakan 'çocukları ben mi tutuklattım, KCK operasyonunu ben mi yaptım' diyor. Madem sen bunlardan sorumlu değilsin bunlara teslim oldun bizim muhatabımız kim onu göster bize. Onunla oturalım, onunla sorunu konuşalım" diye konuştu.
Demirtaş, konuşmasına şöyle devam etti: "Bu halk sizin oyunlarınıza karşı nasıl davranacak daha görmediniz. O günlerde gelecek bu meydanlara seçim sandığı kurulacak. El mi yaman bey mi yaman o zaman ortaya çıkar. Biz AKP'nin yalanlarına teslim olmayacağız." 14 Nisan'da Kürt siyasetçilere yönelik operasyonlarda Kürt halkına kendilerini tasfiye etmeye çalışanları tasfiye edecekleri sözünü verdiklerini hatırlatan Demirtaş, onurlu tek bir siyasetçilerinin tek ferdlerinin teslim alınamayacağını söyledi.

'Meclisteki 3 kafadarlar inkarda birleşiyor'
Halkın anadilini okulda, vergi dairesinde, belediyede kullanmak istediğine dikkat çeken Demirtaş, "Ve elbette ki her bir bölge kendi sorunlarını çözecek yönetime sahip olmalı. Bunun adı Demokratik Özerkliktir. Bu demokratik çözümün yoludur. Bunu inkar edenler asıl bölücülerdir. Meclisteki üç kafadarın buluştuğu nokta inkar siyasetidir. Üçü de 'anadilde eğitim olmaz, Anayasal vatandaşlık olmaz, özerk yerel yönetim olmaz' diyor. Bunlar bizim kırmızı çizgilerimizdir diyorlar. Biz de diyoruz ki bunlar bizim alnımıza yazılmış çizgilerdir. Bunlar olacak. Aksi takdirde diğer iktidarlar gibi AKP de eriyip gitmeye mahkumdur" diye kaydetti.
'Başbakana akıl veren kılavuzlar kargayı nereye götürdü gördünüz'
Başbakanın danışman ordusunu da eleştiren Demirtaş, "Ona akıl veren kılavuzlar kargayı nereye götürdü gördünüz. AKP'nin bütün tasfiye oyunlarına karşı onu tasfiye edecek güce ulaştık. Başbakan erken seçim kararı alsa da almasa da kurtuluş yok. Siyasi açıdan muhatap biziz, PKK ve Sayın Öcalan savaşın bitmesi için muhatap olduğunu söylüyor. Başbakana düşen bunları dikkate almak. AKP bu politik çizgiye gelmez barış çalışmaları içine girmezse erken seçim kaçınılmazdır ve hepimiz AKP'ye el sallayacağız. Sen barış için bugüne kadar uzatılan eli uzatılan boyun, kurbanlık koyun sandın. Bu el barış elidir. Senin yerine kim gelir diye düşünmeyiz. Kendi gücümüzle kendi sorunlarımızı çözeriz" dedi.
'Zulüm kaleleri tek tek yıkılıyor ve o kaleleri inşa edenler altında kalmaya mahkumdur'
"Başbakan kendi danışmanlarından akıl alacağına gelsin Van'daki 15 yaşındaki genci dinlesin. Size daha iyi yol gösterir" diyen Demirtaş, Başbakan'ın etrafındaki "dalkavukların" meseleyi bilemeyeceğini söyledi. Demirtaş, şunları kaydetti: "7'den 70'e herkes, bütün halk iradesini ortaya çıkarmıştır. Her serhildan coşkunuz bizim için talimattır. 2010 yılı Kürt sorununun zafer yılı olacaktır. Zulüm kaleleri tek tek yıkılıyor. Ve o kaleleri inşa edenler altında kalmaya mahkumdur."

'Serhado'nun Bijî korosu'
Konuşmaların ardından sahne alan Silus û Tarî konuşmasına yaşamını yitirenleri anarak başladı. Silbus û Tarî'den sonra sahneye çıkan Serhado, kalabalığa coşkulu anlar yaşattı. Binlerce genç Serhado’yu görmek için sahneye akın etti.




|